TEMEL FOTOĞRAFÇILIK TERİMLERİ : ISO DİYAFRAM ENSTANTANE

Fotoğraf dünyasının a b c si, alfa beta tetası, olmazsa olmazı. Temel fotoğrafçılık terimleri. ISO, enstantane ve diyafram. Her bir terime ayrı ayrı açıklama getireceğiz. Beraber minik alıştırmalar yapacağız. Bakalım ne kadar öğrendik. Neymiş bu iso, diyafram, enstantane.

ISO

iso diyafram enstantaneISO

ISO için, filmin yahut algılayıcının, ışığa duyarlılık oranı da diyebiliriz. Daha seyrek de olsa ASA da denir(söylenmese olmaz bilgi) ISO oranı, sayısal olarak artığında, ışığa duyarlılık da artar. Yani ışığın az olduğu ortamlarda; ISO yükselirse, ışığa duyarlılık artacağı için, fotoğrafta gördüğümüz ışık oranı da artar. Sayılarla açıklamam gerekirse, aydınlık bir havada veya ışığın yeterli olduğu ortamda 100 ISO ile fotoğraf çekebilecekken, akşam üstü veya az ışık olan ortamda 400 ISO değerine çıkmamız, hatta gece olmuş ise 1600 ve üstü ISO lara çıkmamız gerekebilir.

Peki, nedir efenim ISO nun 100 olması, 1600’ lere çıkmak falan? 1600 ISO dayken sensörümüz, ışığa 100 ISO’ya göre 16 kat daha duyarlı. Bu da bize 100 ISO dayken -aynı zamanda ve mekanda- yaptığımız çekime göre 16 kat daha az zamanda fotoğrafı çekme kabiliyeti sağlar. Bunu yazımın ilerleyen bölümlerinde daha net anlayacağız. Şimdilik ISO oranlarına gelecek olursak:

ISO oranları örneği:

100

200

400

800                             – Ara değerler de kullanılabilinir ( 125, 160… )

1600

3200

ISO konusunda, uymanız gereken en önemli kural, mümkün olduğunda ISO değerini düşük tutmanız. ISO değeri düşük olduğu sürece daha kaliteli fotoğraflar daha detaylı görüntüler elde edersiniz. ISO değerini düşük tutmanız için gerekli koşullar var tabii ki. Bunların en önemlisi yeterli ışık seviyesi. İkincisi ise ilave bir ekipman kullanmanız. Peki nedir bunlar? Birincisi ek ışık kaynağı (led ışıklar ve flaş). Bir diğeri tripod yahut sabitleyici kullanmanız.

ISO oranı yüksek olursa, en önemli uyarılması gereken husus görüntünüzde grain(kumlanma) oluşacağıdır. Bu da fotoğrafınızın, kalitesiz görünmesi, elde ettiğiniz görüntüde nokta nokta deformasyonlar oluşması demektir. Kısaca toparlamamız gerekirse, aydınlık ve ışığın yeterli olduğu ortamlarda ISO yu en düşük seviyede tutalım, eğer ışık seviyesi yeterli değil ise şartlar elverdiğince ISO oranını yeterince düşük tutmaya çalışalım. (Küçük ve erken bir uyarı: ISO yu düşük seviyede tutun derken, enstantanenizi de yeterli seviyede tutmanız gerekli ki, bulanık, deforme görüntülerle karşılaşmayın)

Diyafram

diyaframGelelim fotoğrafın 3 temel taşlarından 2. sine. Fotoğrafa boyut ekleyen, netliğinizi ayarlamanızı sağlayan ( blurlu bölgeyi ) , alan derinliğini belirleyen, kompozisyonunuza anlam katan en önemli etken diyaframdır. Diyaframı nasıl kullanacağınızı bilmek, fotoğraf yeteneklerinizi başka bir seviyeye taşıyabilir. Kısaca diyafram hakkında bildiklerimizi basit bir dille sıralayalım.

Diyafram yahut diyafram açıklığı ne demektir? Diyafram, basitçe, fotoğraf makinenizin lensinden gövdesine ışığın, görüntünün ulaşmasını sağlayan tünele denir. Her kameranın, doğadan esinlenerek, daha doğrusu, insan gözü örnek alınarak yapıldığı düşünülürse, fotoğraf makinesindeki diyafram açıklığına benzetme olarak gözümüzdeki irisi örnek gösterebiliriz. İris, açılıp kapanarak geçen ışığın miktarını ayarlar. Işığın miktarına, şiddetine göre göz bebeklerimiz açılır yahut kapanır. Bu da retinamıza gelen ışık miktarını belirler. Büyük göz bebekleri açık bir diyaframa, küçülmüş göz bebekleri ise kısık bir diyaframa eşdeğerdir.

“Bu kadar benzetme yeter” diyorsanız biraz sayısal verilerden söz edelim. Fotoğraf makinesi yahut lens alırken hep f stop değerleri görüyoruzdur. Fotoğraf dünyasında, diyafram açıklığı f değerleriyle ifade edilir.(f stop) Örnek olarak f/1.2 ; f/2.8; f/4 … Lenslerinizin üzerinde de minimum ve maksumum f stop değerlerini görmeniz mümkündür. Net olarak açıklamak icap ederse, düşük diyafram değeri, büyük diyafram açıklığına eş değerdir. Yani ters orantı. Büyüyen f sayıları = küçülen diyafram açıklığı.

Alan derinliği

Bu noktada araya girip alan derinliği mevzusunu açalım istedim. Diyafram açıklığı alan derinliğine, direk olark müdahale edebileceğiniz bir değişkendir. Ayrıca alan derinliğini belirleyen başka değişkenler de vardır. Ancak konumuz diyafram olduğu için şimdilik bu değişkene bağlı kalalım.

alan derinliği

Alan derinliğini, kısaca, görüntüde netlendiğiniz objenin, önünde ve arkasında kalan net bölüm olarak ifade edebiliriz. Yukarıdaki fotoğraftada gördüğümüz üzere, büyük bir diyafram değeriyle (kısık bir diyafram açıklığıyla-örn: f/22) aldığınız görüntüde ön plan ve arka planda bulunan objeler daha net görünür. Diğer taraftan küçük bir diyafram değeri yani büyük bir diyafram açıklığı ile ( örn: f/1.2) netlediğiniz objenin ön ve arka planını blurlu yani net olmayan hale getirebilirsiniz.

“Abi beni arkam flu çek.” “Yav bu fotoğraf çok sanatsal olmuş.” gibi sözler alan derinliğine dayanır. Alan derinliğinin de en büyük belirleyicilerinden biri diyarfam açıklığıdır.

Doğru Pozlama

doğru pozlama

Deklanşöre bastıktan sonra, ışığın sensöre iletilmesi ve görüntünün oluşmasına pozlama bu süreye ise pozlama süresi denir. Doğru pozlama fotoğrafta en önemli hususlardandır. Bu konu direkt olarak ISO değerinize, diyafram açıklığınıza ve buna bağlı enstantanenize yani perde hızınıza bağlıdır. Diyafram gereğinden fazla açık olursa, aşırı pozlama, gereğinden fazla kısık olursa yetersiz pozlama problemleriyle karşılaşırsınız. Ancak bu konu belirttiğim gibi yalnızca diyafram değerine bağlı değildir. Diyafram ve perde hızınızın senkronize olması gereklidir.

Enstantane – Perde Hızı


Gelelim “shutter speed” konusuna. Türkçe karşılığı enstantane veya perde hızı olan bu sözcük fotoğraf lügatında ne anlam ifade eder ona bakalım.

Hareketli görüntüler veya mükemmel zamanlanan, anlık yakalamanız gereken görüntüler perde hızınıza bağlıdır. Bunun dışında, perde hızınız, fotoğraf netliğinizi, keskinliğinizi, doğru pozlamanızı belirleyebilir.

Perde hızınız yani bir bakıma pozlama süreniz perdenizin kapanma süresini ifade eder. Deklanşöre bastıktan sonra, perdenizin kapanmasına ve bir imajın oluşmasına kadar geçen süre de diyebiliriz. Bu süre de sensöre ulaşan ışık miktarına etki eder. Eğer perde hızınız yavaşsa hareket izi ve blurlu görüntü oluşur. Gördüğümüz şahane akarsu, nehir fotoğrafları, harekeyli bisiklet ve hareketli arkaplan fotoğrafları uzun pozlama ile mümkün olur. Bu tip görüntüler yakalamak için ise , fotoğraf makinenizin sabit durması yani, sehpa, tripod kullanmak gereklidir. Eğer perde hızınız yüksek(gereğinden fazla demiyorum) ise anlık görüntüler elde edebiliriz.

enstantane Enstantane değeriniz (… 16, 8, 4, 1, 1/4, 1/8, 1/16 …) gibi oranlarla ifade edilir. Sayı arttıkça pozlama süreniz artar. Azaldıkça pozlama süreniz o kadar kısa sürer.( saniyenin 1/200 ü 1/1000 i gibi).

Enstantaneyi ve diyafram açıklığınızı beraber, senkronize kontrol edebilmeniz doğru pozlama yapmanızı sağlar. Diyafram açıklığınız yüksekken( diyafram değeri düşükken), enstantane değeriniz yüksek olacaktır. Örnek: Enstantane :  f/1.2   Shutter Speed : 1/2000. Bunu ayarlamanız diğer bir taraftan ortamdaki ışık seviyesine bağlıdır. Diyafram açıklığınız az iken ( diyafram değeriniz yüksekken) , ışık seviyesine de bağlı olarak, perde hızınız, görece, düşük olacaktır

iso diyaframShutter Speed inizi, Diyafram açıklığınızı ve ISO nuzu nerde görebilirsiniz ve nasıl ayarlayabilirsiniz. Fotoğraf makinenizin üstünde deklanşöre yarım bastığınızda çıkan bar makinenizin o an için pozlama durumunu gösterir. eğer bar ortada ise ayarlamalarınızı doğru yapmışsınız demektir. Eğer doğru değilse enstantane değerinizle, diyafram açıklığınızla ayarlamalar yapabilirsiniz.

Daha iyi kavramak için, aşağıdaki linkte, oynayıp, eğlenip öğrenmenizi sağlayacak Canon’un güzel, eğitici bir oyunu var. Direktiflere uyup kafanızdaki fotoğrafı masaüstünde de olsa çekmenizi sağlayabilir.

http://canonoutsideofauto.ca/play/

Azıcık zaman ayırıp, fotoğraf makinenizi kurcalayın, hepsi kafanızda oturacaktır.

Can Marangoz