Hangi Fotoğraf Makinesini Almalıyım?

Biraz araştırıp karıştırdım. Fotoğraf dünyasına yeni adım atan insanların soruları, sorunları ne olur diye görmek istedim. Bloglarda, internet sitelerinde akıl almaz öneriler, şuursuzca ürün yerleştirmeler, nal gibi reklamlar… “Sık kullanmayacaksanız, Panasonic in şu makinesi tam size göre”. “Portre çekecekseniz Olympus’ un şu modelini kaçırmayın.” Yuh diyorum içimden. Herhalde insanlar da kesin bir öneri keskin bir kararlılık istiyor ondan bu pek cüretkar öneriler. Hangi fotoğraf makinesini neden almalıyım sorusuna cevap vermek oldukça güç. Bunun sebebi, ilk olarak tarzınızdaki farklılıklar, beklentileriniz, kullanım farklılıkları, görecelilikleri, piyasaya giren ve güçlenen birçok marka arasında seçme zorluğu gibi gibi…

Şimdi efenim; eğer fotoğraf dünyasına girdiyseniz ve “ilk makinemi alacağım, hangi fotoğraf makinesini almalıyım, kararsızlığım had safhada ne yapmalı ne etmeli, yeni başlayanlar için hangi makine uygun olur?” diyor iseniz genelde size sorulacak olan şudur: “Bu makineyi ne sıklıkta ne amaç için kullanacaksın?” ve ne kadar bütçe ayırabilirsin?” Bu sorulardan önce genel olarak fotoğraf makinelerinden söz edelim. Daha sonra nasıl bir makine almanızın sizin için daha efektif olduğuna karar verelim istedim.

DSLR mı? Kompakt makine mi?

kompakt kameralar

Genel olarak – akıl karıştırmamak için – fotoğraf makinelerini 2’ye ayıralım.(3’e hatta 4 e de olabilir ancak kafa karışıklığı olmasın diye 2’ye ayırdım) İlk olarak Compact (yahut kompakt) ikinci olarak DSLR makineler… Kompakt makineler ( genel olarak) uygun fiyatlı, kolay kullanımlı, DSLR makineler ise fiyatları daha pahalı, istediğiniz ayarlamaları yapabileceğiniz, kullanımı nispeten daha karmaşık ancak çok daha fazla işlevi olan kameralardır.

dslr kameralar

Bu ayrımda benim tavsiyem DSLR makine(yahut en olmadı DSLR like) alınması yönünde. Tamam, kompakt makinelerde de artık diyafram, enstantane gibi ayarlamalar efendime söyleyim, raw çekimler yapabiliyorsunuz ancak kompakt makineler DSLR la kıyaslanamaz kategoride. Sensör büyüklüğü, optik vizör gibi fark yaratan özellikler DSLR ı, farklı bir kategoriye taşıyor. Günden güne, teknolojik ürünlerde azalan fiyatlar, bunun yanında, muhtemelen, zamanla “içinizde oluşacak, daha kaliteli görüntü alma isteği”, sağlam bir makine olsun uzun yıllar kullanabileyim mottosu, DSLR makine tavsiyemdeki başlıca sebeplerdir. Ancak, “ben eşi dostu, hatıra olsun diye gittiğim yerlerin fotoğraf makinesini çekeceğim” yahut “ben maymun iştahlıyım” diyorsanız kompakt makineler alabilir, hatta ve hatta akıllı telefonlarınızın akıllı fotoğraf makineleriyle yetinebilirsiniz.

Eğer DSLR makine almaya karar verdiyseniz(emrivaki) kuvvetle ihtimal “ISO, megapiksel, video kabiliyeti, sensör tipi, aynasız gibi kavramlar içinde kaybolacaksınız. Öncelikle bunu basit bir hale getirelim.

Aynalı mı Aynasız mı?

Aynalı makine mi aynasız makine mi karmaşasını biraz açalım. Bu aslında cevaplanması zor , göreceli bir konu. Özellikle son yıllarda SONY, Fujjifilm, Olympus gibi markaların dev atağı ile birlikte aynasız makineler kendinden oldukça fazla söz ettirir hale geldi. Optik vizörü olmayan, doğal olarak aynası da olmayan, daha küçük gövdeye ve lenslere sahip, ancak aynalı makinenin yaptığı herşeyi yapabilen aynasızlar ve normal DSLR lar arasında tercih zorluğu yaşıyor iseniz size siz yardım edebilirsiniz. Almadan iki tip makineyle de deneme yapın ve ona göre karar verin. Hangisinin ergonomisini, kullanımını beğeniyorsanız ona yönelin.

Full Frame Karmaşası

“Crop faktörü”ne gelecek olursak; full-frame sensöre sahip makine ve “croplu” sensöre sahip makine arasında kalmanız daha kesin kararlar vermenizi sağlayacaktır. Çünkü, eğer fotoğrafa yeni başlamışsanız ve hobilerinize binlerce lira yatırma eğiliminde ve gücünde değil iseniz sensörü daha küçük olan crop’lu bir makineye sahip olmanız çok daha doğru olacaktır. Full-frame bir gövde ve bu makineye uygun lensler çok daha pahalı bir tercih. Eğer tercihiniz “crop” lu bir makine olacaksa bu segmentte bir makineye çok paralar vermeyin. Çok paradan kastım düşük bir crop lu model farzı misal 1000 lira, bir diğeri 2500 liraysa 1000 liralığı tercih etmenizi öneririm.

Megapiksel Kandırmacası

megapikselGelelim megapiksel konusuna… Genelde akıllı telefonlarımızın ne kadar da müthiş olduğunu tanımlamak için ”abi benimkisi 374 megapiksel (tabii ki sallıyorum)” diye şişinip gururlanıp megapiksel üzerinden prim yapar ortamlarda hava atarız. Halbuki megapikselden çok daha önemli hususlar var bir fotoğraf makinesi alırken dikkat etmeniz gereken. Şimdilik bu mevzunun derinine girmeden, yavan bir tavsiye: en az 5 mp lik bir makine sizin için yeterli olacaktır. (satışlarda megapiksel uydurmacasından kaçın)

ISO Kabiliyeti ve Titreşim Engelleyici

Bir makine aldığınız zaman, dış mekan yahut gündüz çekimi kadar iç mekanlarda ve gece de çekim yapacağınız gerçeğini unutmayalım. İşte bu kabiliyetin diyafram ve enstantane dışında en önemli belirleyicisi ISO yani ASA kabiliyetidir. Işığa duyarlılık da diyebiliriz. Gözünüzün gördüğünü makine görmeyebilir. Bu yüzden ISO kabiliyeti başarılı bir makine almanız sizin için yararlı olacaktır.

Titreşim engelleyici fotoğrafı yahut videoyu daha stabil halde çekmenizi sağlacaktır. Ancak artık çok gelişmiş olan titreşim engelleyicileri kullandığınız zaman alacağınız görüntünün keskinliğinin azalacağı gerçeğini hatrlatalım.

Marka Tutkusu

fotoğraf makinesi markaları

“Hangi marka fotoğraf makinesini almalıyım?” sorusu ise özellikle son yıllarda biraz karmaşık bir hal aldı.  Canon ve Nikon’un, sektördeki yıllardır süregelen, sağlam konumu, Samsung un piyasaya fevri dalışı, olympus ve SONY nin harika aynasızları gibi konular aklımızı kurcalıyor. Ben, özellikle son yıllarda -amiral gemileri(pahalı makineleri)- hariç kendini çok fazla geliştirmeyen Canon kullanıcısıyım. Makinemden memnunum. Sağlam, kullanışlı ve en önemlisi piyasada çok kullanılan, tercih edilen bir marka. Canon’ un başlangıç seviyesi makinelerini tavsiye edebilirim. Hani burda bazı nikoncu arkadaşlar “hadi len” diyebilir. Onlara da ve yenilikçi markaları tercih eden arkadaşlara da gayet tabii hak verebilirim. Dediğim gibi bu biraz kişisel bir tercih. Ancak karar aşamasında eğer 2-3 marka arasında zorlanıyorsanız bu modelleri bulup buluşturun çekimler, denemeler yapın derim.

Şimdilik çok akıl karıştırmadan demek istediklerim bu kadar. Hangi markanın giriş modeli hangisi diye çok kurcalamak istemedim. Zaten her markanın görece ucuz olan modelleri başlangıç seviyesi olanlardır.

Can Marangoz