Yazılar

Chiaroscuro (Işık – Gölge) Nedir?

CHIAROSCURO

chiaroscuro

GERÇEKÇİ, DOĞAL ve ÜÇ BOYUTLU ATMOSFER YARATMAK İSTEYENLER İÇİN AYDINLATMA TEKNİĞİ: CHIAROSCURO

İlk yazımın hangi konu hakkında olacağını düşünürken, görüntü estetiğinin en temel öğelerinden biri olan chiaroscuro ,  aydınlatma biçimi birçok konu arasından açık ara birinci oldu. Öyle ki, dijital dünyanın günümüz insanını büyük ölçüde tutsak aldığı bir dönemde, izleyicinin fotoğraf ve video arz eden kişilerden en doğal talebi hep daha iyi, daha farklı, daha ilginç ve ilgilerini biraz daha uzun süre canlı tutabilecek ürünler görmek istemeleridir. Bu bağlamda, ‘’görüntü estetiği’’ bir izleyici olarak dikkatimizi çeken, bizi etkileyen ya da merak uyandıran unsurlardan biridir.

Her şey ışıkla başlar desek yeridir. Bir enerji formu olan ışık, tıpkı Güneş’in gezegenimize bir yaşam kaynağı oluşturduğu gibi, insanoğlunun etrafındaki nesneleri, canlıları..vb görebilmesini sağlar. Bununla beraber, ışığın yoğunluk ve içeriği, nesnelerin boyutunu ve rengini algılamamıza yardımcı olur. Örneğin, az ışık bulunan bir ortamda nesneler olduklarından daha koyu renk ya da fiziksel formları (yuvarlak, köşeli ya da olduğundan daha büyük veya küçük) farklı algılanabilir.

Fotoğraf ve video söz konusu olduğunda ışığın önemi çok daha fazladır. Çünkü dijital dünyada karşılaştığımız elektronik görüntü tamamıyla ışıktan oluşmaktadır. Bir diğer önemli nokta ise, fotoğraf ya da video çekmek için kullandığımız makinalar ortamda ışık olmadığı sürece görüntü oluşturamazlar. Bütün bunlar elbette ki kısaca bilinmesi gereken temel bilgilerdir. Ancak kanımca bir fotoğraf ya da videoyu estetik biçimde sunabilmek için ışık hakkındaki bilgilerimizi detaylandırmamız gerekir.

chiaroscuro

İşte tam bu noktada Chiaroscuro aydınlatma biçimini incelememiz çok yerinde olur. Chiaroscuro, İtalyanca bir kelime olup, Rönesans dönemi ressamlarının resimlerinde daha çarpıcı ve gerçekçi etki yarabilmek adına gölge ve ışığı kontrast şeklinde kullanmalarıyla ortaya çıkan bir resmetme tekniğidir. Buna aynı zamanda resme boyut katmak da denebilir. Chiaroscuro aydınlatma biçimi, Rembrandt, Cameo (arka fon tamamen karanlık, resmedilen nesne aydınlık) ve Siluet (arka fon aydınlık, nesne karanlıkta) aydınlatması olarak 3 farklı biçimde değerlendirilmektedir. Ancak bunların içinde en aklınıza gelmesi gereken isimlerden bir tanesi olan Rembrandt, resimlerinde uyguladığı bu teknikle adeta kült olmuştur. Bu bağlamda Rembrandt resimlerini incelemenizi tavsiye ederim.

Peki Rönesans ressamlarının günümüz fotoğraf ve video sanatçılarına armağanı olan bu teknik neden hala bu denli önemli bir detay olarak karşımıza çıkmaktadır? Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, fotoğrafı ya da videoyu çeken kişinin yaratmak istediği atmosfer büyük ölçüde çektiği görüntüdeki gölge ve ışığı nasıl kullandığına bağlıdır. Bu aynı zamanda fotoğrafa ya da videoya bakan kişinin görüntüyü estetik olarak değerlendirmesinde önemli bir rol taşımaktadır. Buna bağlı olarak, daha doğal ve daha gerçekçi bir ambiyans oluşturmak isteyen fotoğraf sanatçıları, film yönetmenleri ya da görüntü yönetmenleri Chiaroscuro aydınlatma tekniğinden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Bu tekniği sinemasal anlamda uygulayanlarla ilgili küçük bir araştırma yaptığınız zaman rastlayacağınız ilk isimlerden biri de Stanley Kubrick’tir. Öyle ki, Stanley Kubrick, Barry Lyndon isimli filminde ışık olarak sadece mumları kullandığı sahneyi çekebilmek adına özel bir kamera lensi satın alarak bunu çekim için uyarlamıştır.

Bütün bu anlattıklarımın aslında önemli bir sebebi var. Bir izleyici olarak şahsen, özellikle sinema anlamında estetik açıdan gözüme hoş gelen yapımların büyük bir bölümü yabancı olanlar. Derinlik ve gerçekçiliğin ön plana çıktığı ve belki hikaye kötü olsa bile en azından ilgimi çekmeyi başaran sahne atmosferleriyle yabancı filmlerde kullanılan tekniğin, yerli sinemamızın örnek alması gereken en önemli ve büyük farklardan olduğunu düşünmekteyim. Umarım, ülkemizde de hikaye anlatımının yanı sıra ışığın da estetik anlamda kullanıldığı yapımlar çoğalır ve uluslararası platformda yarışabilecek ya da ses getirecek çok daha fazla filmle gurur duyarız.

Nil Ahıska

Fotoğrafa Başlarken

Ders Almadan Kursa Gitmeden Fotoğrafçı Olabilir miyim?

Fotografci olabilir miyim?

Fotografci olabilir miyim?

Son yıllarda, akıllı telefonların, ellerimizi, ceplerimizi ve gözlerimizi işgali akabinde, instagramın fotoğraf dünyasında, hatrı sayılır devrimi hepimizi, fotoğraf çekmeye, bu alanla ilgilenmeye, hatta ve hatta fotoğrafçı olup, bu işten para kazanmaya “çalışmaya” itti. Peki sevgili büyüklerim, saygılı kardeşlerim; bu hayal gerçekleştirilmeye ne kadar yakın? Bu işin, bu sanatın eğitimini almadan, okulunu okumadan kendimizi bu alanla ilgili hayale kaptırmak ne kadar gerçekçi? Nasıl fotoğrafçı olurum sorusunun cevabını birlikte arayalım.

Konu popüler olunca her kafadan bir ses çıkıyor. Bu çarpık seslere bir katkımız olsun dedik. Kimi diyor “Zamanını boşa harcama”, öbürü diyor “Hayalinin peşinden git” bir ötekisi diyor “Aman uzak dur! Piyasada çok rekabet var”. Bunlar, çoğu sektörde, sürekli işittiğimiz, koca karı klişelerinden. İşte daha büyük bir kle: “İstersen olur!” Azminle doğru orantılı.

 

1. Bahşettiğin Zaman

İlk olarak, değinilmesi gereken; işten ziyade hobi olarak gördüğün bu uğraşa ne kadar zamanını ayırabileceğin. Bu hobi senin için kısa bir süreli heves mi; yoksa uzun vaadeli bir tutku mu? Sanırım, tüm bunların cevabını deneyerek alman gerektiğini hepimiz biliyoruz.( tabii ki kendini yeteri kadar tanıyorsan ve ne kadar inatçı yahut ne kadar maymun iştahlı olduğunu öngörebiliyorsan). Haftada kaç gün fotoğraf çekmeye çıkıyorsun, ne kadar saati fotoğraf çekmekle ne kadar saati laklakla geçiyor.

2. İlgi Alaka Düzeyin

İkinci olarak; bu deneme yanılma sürecinde kendini görsel olarak ne kadar eğitebildiğin, ne kadar fotoğraf incelediğin (okuduğun), bu uğraşla ilgili ve bu işte iyi ne kadar insanla konuşup tanıştığın önemli. Fotoğraf- portfolio sitelerine üye olmak, sergilere gitmek, fotoğraf kitapları satın almak, hatta Facebook ve Instagram da fotoğraf içerikli sayfalara, fotoğrafçıların sayfalarına üye olmak iyi bir başlangıç olabilir. Fotoğrafı hobi olarak gördüğün, deneme yanılma sürecinde, kendini görsel olarak ne kadar beslersen, o kadar yetilerin de o kadar doğru oranda artar. Hatta bir süre klişeleri tekrarlaman, seni “süper yaratıcı” kategorisi vaadetmekten ziyade fotoğraf çekim tekniklerini öğrenmen, uygulamanda faydalı olabilir.

3.  Öğrenme Yetin – Azmin

Nasıl fotoğrafçı olurum?

Nasıl fotoğrafçı olurum?

Üçüncü olarak muhtemelen çoğumuz fotoğraf çekmeye başlamadan önce teknik terim karmaşasından bunalıyor, yer yer hayıflanıyoruzdur. “Shutter speed, alan derinliği, diyafram, ISO, ters ışık, arka ışık , uzun pozlama, aşırı pozlama, filtreler, lensler, tripodlar… Nedir tüm bunlar, tüm bu kargaşa?” deyip kaçıyor, başlamadan Ara Güler olma şansını yitiriyoruzdur belki (uzak bir ihtimal :)). Dostlar, Romalılar; tüm bu kargaşanın inanın hiçbir önemi yok. Fotoğraf çekmeye , makinayı kurcalamaya, sağıyla soluyla oynamaya başlayınca, deklanşöre bastıkça kafandaki sorular yavaş yavaş çözülüyor. Ama bu noktada belirtmek gerekir ki; tüm bu bilgileri, başkasından, para vererek, eğitimini alarak öğrenmen, bu süreci daha kolay ve daha hızlı atlamanı sağlayabilir. Ancak tüm bunları kendi kendine çabalayarak, araştırıp karıştırarak öğrenmen de daha sağlam bir adım atmanı sağlayabilir. Hatta deneyip yanıldığın için, hatalarını ve doğrularını görebildiğin için, seni bir adım öne taşıyabilir. Bunun yanında bu iki seçenek tabii ki öğrenme yetilerine, yeteneklerine de bağlı.

Son olarak fotoğraf editlemeniz, fotoğraflarla oynamanız konusuna değinelim. Ara yüzü çok kolay olan basit dokunuşlar yapabileceğiniz kolay kullanabileceğiniz bir sürü program mevcut. Hatta akıllı telefonlardaki uygulamalar bu husus için çok öğretici. Temel düzenlemeleri (profesyonel olarak yapılan “retouch” lardan söz etmiyorum tabii ki)  yapabilmek için seçtiğiniz programı kısa bir süre kurcalamanız hatta internetten tutorial (web öğreticisi) izlemeniz sizi kolayca bir üst seviyeye taşıyacaktır.

Velhasıl kelam ders almadan , paranız cebinizde fotoğraf çekmeyi öğrenmeniz kişisel gayretinize, özverinize ve öğrenme yeteniğinize bağlı. Makine seçiminden, ekipman gerekliliğinden ve bu uğraşı nasıl kazanca dönüştürebileceğinizden hiç söz etmedim; çünkü bunlar apayrı konular ve hepsi ayrı ayrı çok detaylı. sonraki yazılarımda hepsinden söz edeceğim :)

Can Marangoz